Bayburt’ta besiciler oğlak ve kuzuları büyütme telaşında

Bayburt’un bereketli yaylaları ve ormanlık alanlarıyla çevrili köylerinde, bahar mevsimi bereketiyle geldi. Demirözü ve Aydıntepe ilçelerine bağlı köylerde yaşayan18 yaşını dolduran besiciler, yaklaşık bir ay önce doğan oğlak ve kuzuların sağlıkla büyümesi için gece gündüz çalışıyor. Yüzyıllardır küçükbaş hayvancılıkla geçimlerini sağlayan köylüler, bu zorlu ama bir o kadar da sevgi dolu mesailerinde, yeni doğan yavrularını anneleriyle buluşturarak hayata tutunmalarını sağlıyor.

Bayburt’un coğrafi yapısı, geniş yaylaları ve ormanlık alanlarıyla küçükbaş hayvancılığa elverişli bir zemin sunuyor. Bölgedeki besiciler, koyun ve keçi yetiştiriciliğini nesilden nesile aktararak hem geçimlerini sağlıyor hem de bölgenin ekonomisine katkıda bulunuyor. Baharın müjdecisi olarak görülen oğlak ve kuzuların doğumuyla birlikte ahırlarda hareketlilik artarken, besiciler günün belirli saatlerinde yavruları beslemek için yoğun çaba harcıyor. Ahır kapıları açıldığında, oğlak ve kuzular annelerini koku ve seslerinden tanıyarak sütle beslenirken, bu anlar doğanın mucizevi döngüsünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

Besiciler, yeni doğan yavruların bakımında adeta birer veteriner gibi çalışıyor. Günde iki kez oğlak ve kuzuları anneleriyle buluşturan besiciler, belirli bir süre sonra yavruları ayrı bölmelere alarak büyümelerini yakından takip ediyor. Ancak her yavru annesi tarafından kabul görmüyor. Bu durumda devreye giren besiciler, sahipsiz kalan oğlak ve kuzuları biberonla besleyerek hayatta kalmalarını sağlıyor. Besicilerden Murat Turgut, “Küçükbaş hayvancılık zor bir iş, ama doğanın içinde olmak ve bu canlılarla vakit geçirmek bana büyük bir huzur veriyor” diyor. Turgut, mart ve nisan aylarının yavrulama dönemi olduğunu belirterek, “Hayvanlarımın sağlıklı büyümesi için elimden geleni yapıyorum. Onların enerjisi bana güç veriyor” diye ekliyor.

Related Posts